27 Haziran 2014 Cuma

Pakmaya Adana Etkinliği



Haziran ayı bitmeden bu ay katıldığım bu güzel etkinliği paylaşmak istedim. Pakmaya’nın birkaç ay önce Adana’da yapılan ilk etkinliğinden olup bittikten sonra Seçil’in blogunda
görmüştüm. Yeniden bir buluşma olacağını öğrendiğimde muhakkak katılmak istediğimi söyleyince Seçil de beni haberdar etti. Böylece ilk defa bir blogger olarak etkinlikte yer almış oldum. Giderken ilk defa böyle bir şeyin parçası olduğum için vaktin nasıl geçeceğini kestirememiştim. Aslında gitmek istememin en büyük nedeni maya kullanımı, hamur işlerinde püf noktaları öğrenmek istememdendi ancak ikinci buluşmada farklı bir konsept planlamışlardı. ALTIN GÜNÜ!

Hatta bir bloogerın evinde düzenlemek istemişlerdi son dakikada haberim olunca gönüllü bile oldum ancak sonradan dışarıda yapmaya karar verdiklerini öğrenince olmadı. Hatta biz Seçil ile yine bir şeyler hazırlayıp götürmeyi planlamıştık ancak buluşma yeri belli olunca bundan da vazgeçtik çünkü Adana'da pasta ve hamur işinde gidebileceğiniz en iyi yerlerden biri PASTA BAHÇESİ idi. Çok güzel bir açık büfe hazırlanmıştı bizim için. Daha sonra bize bir sürprizleri olduğunu söylediler ve denememiz için pakmayanın yeni lezzetlerinden oluşan bir kutu aldık.





Ancaaak bundan sonra her birimizi şoka sokan bir an geldi ve konseptimiz altın günü olduğu için hepimize birer tane de altın getirdiklerini söylediler. Kırmızı keseleri görünce çok fazla şaşırdık. Sonra altınlarımzı yakamıza taktık ve en başta eklediğim pozu verdik.




Dediğim gibi ilk defa böyle bir etkinliğe katıldığım için kimseyi tanımıyordum ve çok tatlı arkadaşlar edindim. Etkinliğe Seçil, Nihal, Funda, Emine ve Mürüvet katıldı. Her birini tanıdığıma çok çok memnun oldum.










Pakmaya ekibine bize olan ilgi ve özenleri için çok teşekkür ediyorum.


Yazıya ve fotoğraflara da Funda'nın tatlı oğlu Arman ile son veriyorum. Sevgiler D.


28 Mayıs 2014 Çarşamba

En şanslı kim?!

Merhaba.
Hala sık sık yazmaya vakit bulamıyorum ancak arada güzel haberler vermek için ufak postlar hazırladığım oluyor. Bu da onlardan biri olacak. Instagramdan berrakkibar olarak tanıyanlarınız vardır. Ready, Set, Illuminate blogunun sahibi Berrak çok cömert ve çok çok güzel ürünlerden oluşan bir çekiliş yapıyor.






Çekilişe katılarak yukarıdaki ürünlere ek olarak bir de walking on egshells almış. Çekiliş tarihine kadar bulabilirse bir de Comfort Zone palet ekleyecekmiş. Sevgili Berrak'ın çekilişine katılmak için Buraya tıklayabilirsiniz. Herkese bol şans diliyorum.

6 Nisan 2014 Pazar

Clinique Online Alışverişi

Yeniden merhaba.

Geçtiğimiz hafta içinde Clinique Online çok güzel bir kampanya yapmış, CC kremin 15ml'lik deneme boyunu 25 liradan satışa sunmuştu. Sonra yanılmıyorsam yalnızca bir gün için her alışverişe chubby stick intense rujların 07 numarası broadest berry'nin seyahat boyunu verdi. Ben de bu rujlara bayıldığımdan ve cc kremi de denemek istediğimden bu fırsatı kaçırmak istemedim.



CC krem ile ilgili şöyle bir durum var. Elimde bir çok BB krem var. Ayrıca birkaç tane de fondoten kullanıyorum bu yüzden aslında bir cc kreme de çok ihtiyacım yoktu. Bunun en büyük nedeni hassas olan cildim. Kapatıcılığı doğallığı ne kadar güzel olursa olsun yüzümde pütürlük yaratma ihtimaline yüzünden çok rahatlıkla bu tarz ürünleri alamıyorum. Küçük boy olunca nasıl kapatacak, nasıl nemlendirecek ve en önemlisi de alerjiye neden olacak mı denemiş olacağım.

CC kremlerin bir iddiası da cilt renginin görünümünü düzgünleştirmesi (colour correcting). 15ml'lik boy ile bu iddiasının doğruluğunu anlayamayacağımı düşünüyorum. Ancak vaadini yerine getirmesi de imkansız değil. Beyaz tenli olmama rağmen geçmişte burun altımdan başlayarak dudak çevresince bir daire çizecek bölgede belirgin bir sarı tonu oluşmuştu. Üniversitenin ilk yılında sürekli olarak fondoten pudra kullanmaya başlamam da bunun yüzündendi. Çok net gözle görülür bir ton farkı vardı ve yıllarca düzelmedi. BB kremleri çıktıktan sonra çok beğendiğim birkaç kremi çok sık kullandım ve farkına bile varmadan bu ton farkının açıldığını gördüm. Şu an hala zaman zaman dikkatimi çekse de kesinlikle eski hali gibi değil.

Aldığım CC kremin tonu light medium çünkü deneme boyu için sadece bu renk vardı. Tam boyu 40ml 86 tl. Tam boyda ise light, medium ve light-medium olarak üç renk seçeneği var. Deneme boyu renginden memnun kalanlar tam boy almak yerine 3 tane deneme boyu alırsa 45ml'lik ürüne 75 tl ödeyecek ve çok daha karlı olacaktır.

Alışverişimle birlikte her zamanki gibi iki adet de deneme ürünü seçebiliyordum. Severek kullandığım göz altı halkaları için göz kreminin deneme boyunu seçtim. İkinci ürün için hoşuma gidecek bir şey bulamayınca cildim kuru olmasına rağmen çevremde birine veririm diye çok övülen stay matte fondoten testerını seçtim.

Broadest Berry'i de henüz denemedim ama beğeneceğime şüphem yok. Denedikten sonra muhakkak bilgi vereceğim. Hatta elimdeki diğer chubby stick intense rujlar ile ilgili de bir yazı olabilir. Koyu renk süremeyen bana bordo, mor, kırmızı ruj sürdüren bu rujlara gerçekten BAYILIYORUM!

Deneme boyu CC kremi hala alabilirsiniz ancak ruj kampanyası bitse de clinique online sürekli bu tarz kapmanyalar yapıyor. Ayrıca Boyner Online da aynı şekilde bu ürünü 25 tl ye satıp alanlara 25tl lik hediye çeki veriyor. Bu da oldukça iyi bir kampanya. Size uygun olanı seçebilirsiniz.

Herkese güzel bir pazar diliyorum Sevgiler D.

2 Nisan 2014 Çarşamba

Kremalı Sebze Çorbası

Yaz kış çorbalara bayılsam da Adana sıcağında zorlamıyor değil. O yüzden havalar tamamen       ısınmadan çorbaya doymaya çalışıyorum. Yaptığım çorbaların muhtemelen benzer tarifleri her yerde vardır ancak benim yaptığım kremalı çorbaların  özelliği, Ankara'da üniversiteye başladığımda annemle telefonda aldığım bayıldığım ANNE KREMALI DOMATES ÇORBASI'ndan geliyor olması. O çorbada uzmanlaştıktan sonra bu krema tekniğiyle sevdiğim her şeyi karıştırarak çok sevdiğim ve etrafımdakilerce de çok beğenilen çorbalar yapmaya başladım. Sizinle kremalı sebze çorbasını ilk olarak paylaşacağım.






MALZEMELER (6-8 kişilik)
2 adet kabak
2 adet havuç
1 adet küçük patates
5-6 adet iri mantar (Ayrıca aynı gün başka bir yemekte kullandığım mantarların tümünün saplarını)
Başka istenilen sebzeler de eklenebilir.
1-2 diş sarımsak
4 yemek kaşığı un
2 yemek kaşığı tereyağ veya istenilen çeşitte yağ
2 su bardağı süt
4 su bardağı kadar etsuyu
Yeteri kadar kaynar su
Tuz, karabiber, köri, kimyon ve istenilirse sebzeli çeşni

Sebzeleri istenilen büyüklüklerde doğruyoruz. Büyüklüğü çok önemli değil çünkü mantar dilimleri hariç tüm sebzeler blenderdan geçirilecek. Bir yandan elimizin altında kaynar su bulunduracağız. Tüm malzemeleri hazırladıktan sonra, çorbayı tek bir tencerede yapabilmek için kremadan başlıyoruz.

Kreması için;

Tereyağı eritiyoruz ve ocağın altını orta ateşe alıyoruz. Üzerine un ekliyoruz ve üzerine bastırarak kavuruyoruz. (Aslında çorba blenderdan geçeceği için topaklanmasından korkmaya gerek yok bu çorba için :) ) Unun ne az ne fazla kavrulmaması önemli. Un kokusu gelmeye başladıktan bir dakika sonra yeterince kavrulmuş olacaktır. Bu aşamada elimizin altında bulunması gereken kaynar su hazır olmalı. Un kavrulunca sütü azar azar ekleyerek çırpma teliyle muhallebi kıvamına getirmeye çalışıyoruz. Muhallebi kıvamına gelene kadar sütü neredeyse iki üç yemek kaşığına denk gelecek şekilde eklemeliyiz ki yine de topaklar oluşmasın. Sütün tamamı eklendikten sonra biraz da kaynar su ile kıvamı inceltilir. Su konusunda belli bir ölçü vermiyorum çünkü una göre bu miktar çok değişiklik gösterebiliyor.

Sebzelerin eklenmesi;

Kremayı hazırladıktan sonra üzerine et suyunu ekleyin. Sonra mantar dilimleri hariç sebzeleri de ekleyin ve kaynadıktan sonra altını kısıp bir süre pişmeye bırakın. Sebzeler ezilecek kadar piştikten sonra el blenderı ile pürüzsüz hale getirin.Bir çorbaya baharat koymanın en doğru zamanı bana göre ocaktan almadan öncesidir çünkü baştan sona kaynayan baharatlar lezzetli olmayan bir acılık katıp renk değişikliğine neden olacaktır. Bu işlemden sonra mantar dilimlerini de ekleyip bir süre daha pişmeye bırakın. Sarımsak ise olmazsa olmaz değildir. Şüphesiz harika bir lezzet katsa da kimileri sevmemekte... Sarımsağın baskınlığını ayarlamak için ekleneceğini zamanı kullanabilirsiniz. Eğer sarımsağı kızgın yağa undan önce eklerseniz çok daha farklı ve yoğun bir lezzeti olacaktır. Yine sarımsağın ezilmesiyle tüm ya da bir kaç parça halinde eklenmesi de farklı tatlar verecektir. Ne kadar ezilirse sarımsak yağını ve lezzetini o kadar fazla verecektir. Eğer hafif bir sarımsak tadı isterseniz sebzelerle birlikte tek parça halinde ekleyebilirsiniz.

Sebzeler piştikten sonra dilenen miktarda tuz, karabiber ve çok çok az miktarda kimyon ile köri ekleyiniz. Özellikle bol karabiber ve az miktarda köri bu çorbaya mükemmel yakışmakta. Deneyecek olanlara afiyet olsun. Bir sorunuz olursa her zaman için çekinmeden sorabilir, kendi tariflerinizi veya tavsiyelerinizi de yorum olarak bırakabilirsiniz. Ne de olsa el elden üstündür. :)


                                                                            Sevgiler D.

10 Mart 2014 Pazartesi

Çekiliş

Nesneslis'in blogunda çok güzel bir çekiliş mevcut. Siz de şansınızı denemek isterseniz çekilişe katılmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Herkese bol şans :)

Bugünün Makyajı

Merhaba.

Her ne kadar olduğu gibi ve kaliteli bir şekilde fotoğraflayamasam da, bugün makyajımı paylaşmak istedim. Böylece son yaptığım alışverişlerden birkaç ürün hakkında küçük fikirlerimi de duymuş olacaksınız. Sabah derse giderken aceleyle olduğu için çok ayrıntılı fotoğraf olmayacak ancak elimden geldiğince ayrıntılı anlatacağım.




Kullandığım ürünler

Balm Voyage Palet
Rimmel Wake Me Up Fondoten
Time Balm Fondoten
Mac Studio Finish Concealer
Bahama Mama
Hot Mama
Sexy Mama
Rimmel Natural Bronzer
Mary Lou Manizer
Maybelline The Falsies- Flared Mascara
Vichy Essentials Lipbalm

Fırçalar
The balm crease, love & happiness
The balm pencil brush
Essence smokey eyes brush


Yüzümü ve göz altlarımı ayrı ayrı nemlendirdikten sonra bir mercimek tanesi büyüklüğünde put a lid on it aldım ve üzerine başka bir parmak ucumla dokunarak ürünü ikiye böldüm. Her bir parmaktakini her iki göz kapağıma ve göz altıma pıt pıt şeklinde vuruşlarla yedirdim. Bir dakika kadar tenimin ürünü çekmesini bekledim. Daha sonra essence smokey eye fırçayla balm voyage paletten C4 rengini göz pınarlarımdan başlayarak göz kapağımın yarısına kadar uyguladım. Fırçamın diğer yüzüyle bu sefer de C2 rengini ortadan gözümün dışına kadar uyguladım. The balm crease love happinnes fırçasının karıştırma fırçası tarafıyla iki rengin geçişini yumuşattım. The Balm pencil brush ile önce alt kirpik diplerimin tamamına C2 yi çizgi halinde uyguladım. Görünümünü yumuşatmak için C4 rengiyle üzerinden geçtim.  Mac studio finish concealer nw25 göz altıma ve burun kemiğimden göz çukuruma indiği damarlı bölgeye uyguladım. Bu numara oldukça sarı renkte. Ancak göz altımı tek renkte eşitliyor. Daha sonra Rimmel wake me up fondoteni parmaklarımla uyguladım. Balm Voyage paletten B1 rengini kaş altıma uygulayarak diğer renkli farların sınırlarını toparladım.

Bahama mama bronzer ile yanaklarıma ve burun kemiğime kontür uyguladım. Time balm fondotenin lighter than lighter rengi bendeki ve oldukça açık bir renk. Balm shelter aldığımda en açığın bir ton koyusunu vermişlerdi en açık istediğim halde inanılmaz koyu geldiği için time balm alırken özellikle en açığını almıştım. Ancak şöyle bir şey oldu ki cildim çok kuru olduğu için kompakt krem fondoten pullanmaya yol açtı bu yüzden ilk denememden sonra bir köşeye atılmıştı. Ayrıca belki bilenler bilir time balm concealer ile fondoten içerikleri aynı. Yani biri resmen daha küçük ambalajlı. Bu yüzden son günlerde kontür ve mac concealerin sarılığını almak için üzerine uygulamaya başladım.

Kontürden sonra fotoğrafa eklemeyi unuttuğum Golden Rose kaş kalemiyle kaşımdaki boşlukları doldurdum ki büyük kısmı boş. Çok doğal bir sonuç elde ediyorum. Daha sonra kaş fırçasıyla dağıtıyorum daha da doğal durması için.

Kaşlarımı da doldurduktan sonra Sexy mama transpara pudra ile fondoteni sabitledim. Rimmel Natural bronzerı yanaklarıma uyguladıktan sonra daha belirgin bir sonuç için Hot Mamayı da az miktarda uyguladım. Acelem olduğu ve gözümde yoğun renkler kullandığım için eyeliner uygulamadım. Marylou manizer ile elmacık kemiklerimi ve dudak üstümü aydınlattım. Maybelline the falsies flared maskarayı yalnızca
üst kirpiklerime uyguladım ve son olarak da ruj sürmeyeceğim için vichy essentials lipbalm ile dudaklarımı nemlendirdim. Ruj süreceğim zamanlarda lip balmı daha önceden kullanıp etki etmesini bekliyorum.
Fotoğraf sorununu çözebilirsem daha sık makyaj uygulaması eklemeye çalışacağım. Makyajım konusunda eleştirilerinizi önerilerinizi duymak isterim. Her gün öğrenmeye devam ediyorum.


  Sevgiler D.





                     



9 Mart 2014 Pazar

Merhaba

Her ne kadar blogu açarken sık sık yazı yayınlama niyetinde olsam da beklenmeyen olaylar her zaman olmaya müsait. Önce sağlık sorunu sonra da evimize minik bir yaramazın gelmesiyle günlük yoğunluğum son haftalarda birkaç kat artmış oldu.

Bildiğiniz gibi her yıl 8 mart haftasında birçok firma kampanyalar yapıyor. Hatta yıl içerisinde bazılarımızın bilip takip ettiği çeşitli kampanya dönemleri de mevcut. Ben birçok sefer aldığım ürünleri, ister tekstil ister kozmetik olsun, birkaç gün sonra yarı fiyatına falan görünce sinir krizine girdiğimden çok zorda kalmadıkça normal fiyattan almayı bıraktım. Ancak çok arayıp bulamadığım veya alternatifi olmayan durumlarda fazla para ödüyorum mecburen.

Şimdi gelelim bu yılki kadınlar günü alışverişime. Çok fazla yere gitmeye vaktim olmadığı için yalnızca Gratis'e gittim. Kampanyanın başladığı 6 Mart günü evime yaklaşık 2 dakikalık yürüme mesafesindeki Gratis'e gittiğimde Maybelline ve Loreal ürünlerinde hiçbir kampanya yoktu. Ben de bir kaç The balm ürününe baktım. Bu günlerin fazlaca bilinmesi nedeniyle hepimiz talan edilmiş bir manzarayla karşılaşmaya alışık olduğumuz için ertesi güne bırakmak istememiştim ancak yine de belli ürünler sanırım raflara hiç çıkmamıştı. Bunlardan biri çok bayıldığım ve beğenerek kullandığım put a lit on idi. Normal zamanda dahi çok zor bulunuyor rafta görünce insan hemen yedeklemek istiyor.

 İlk gün Yılbaşı indiriminde sağlamını bulamadığım için alamadığım Voyage paleti, bitmek üzere olan ve yine son birkaç indirimdir bitmeden yakalayamadığım mary-lou manizer, shady lady tekli far, eklips makyaj süngeri, perge marka ponza taşı ve indirimde olmadığı halde essence liplinerları çok beğendiğim için bir adet dudak kalemi aldım.

Eve gelince yine son birkaç indirimdir disk pamuk alamadığımı hatırladım ve pamuğum da bitmek üzereydi. Bugün geçen yıl da yaptığım gibi migrostan yıllık deodorant alımı yapacaktım. Pamuk aklıma gelince gratis'te durdum. Girmemle ne göreyim o gün indirimde olmayan şeyler de 50% indirimdeydi! Ben sanki yeni gezmemişim gibi yeniden gezmeye başladım.


Normal kare disklerden yine yoktu. Ben de top halindeki ve peeling etkili pamuklardan aldım. Dirty works'ten cımbız, kalemtraş, iki boy tırnak makası aldım. Bugün raflara tekrar çıkan yeni essence dudak kalemlerinden 3 renk aldım ikisi zaten kullandığım sevdiğim iki rengiydi. Maybelline one by one rimeli indirim yokken bile uzun zamandır hiçbir yerde bulamıyordum. Hemen aldım. Son olarak da The Balm'dan iki uçlu fırça aldım. Aslında Lumi magique fondoteni de almak istiyordum ancak renk konusunda emin olamadım ve satış temsilcisi de kendinden emin değildi hatta reyonda neyin nerde durduğunu dahi bilmiyordu nedense. O yüzden geri bıraktım aldığım rengi. Yakında aldıklarımla ilgili daha ayrıntılı inceleme yazılarını paylaşacağım.

Bu arada Migros'a gittiğimde nivea ürünlerinin kampanyaya dahil olmadığını öğrenince hiçbir şey almadan çıktım. Çikolatalarda da 3 al 2 öde vardı. Aslında pasta yapımında kullanmak için bu durumlarda çikolata yedekliyorum ancak günlerden pazar olduğu için kasalar çok kalabalıktı. Birkaç çikolata için beklemek istemedim. Siz neler kaptınız bu indirimde?